UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunun ilk ayağında, Avrupa futbolunun iki devi karşı karşıya geldi. Portekiz’in büyüleyici atmosferine sahip Estádio da Luz stadyumunda oynanan mücadelede Real Madrid, ev sahibi Benfica’yı tek golle mağlup etmeyi başardı. 66 binden fazla tutkulu taraftarın tribünleri doldurduğu bu özel gecede, sahadaki yüksek tempo ve taktiksel disiplin izleyenlere seyir zevki yüksek bir müsabaka sundu. Vinícius Júnior’un ikinci yarının başındaki golü galibiyeti getirirken, Arda Güler’in ilk 11’de başlaması Türk futbolseverler için gecenin en önemli detaylarından biri oldu.
Mücadelenin ilk devresi, her iki teknik adamın da savunma güvenliğini ön planda tuttuğu bir satranç maçı şeklinde geçti. Jose Mourinho yönetimindeki Benfica, taraftar desteğini arkasına alarak maça baskılı bir başlangıç yapmayı hedefledi. Özellikle Fredrik Aursnes’in orta sahadaki direnci ve hücum hattına verdiği destekle Portekiz ekibi, Madrid savunmasını zorlamaya çalıştı. 24. dakikada Aursnes’in ceza sahası dışından gönderdiği sert şutta Thibaut Courtois, tecrübesini konuşturarak topu kornere çeldi. Bu kurtarış, Real Madrid’in maçtaki direncini artıran kırılma noktalarından biri oldu.
Real Madrid cephesinde ise Álvaro Arbeloa, eksiklere rağmen sahaya dengeli bir kadro sürdü. Kylian Mbappé ve Vinícius Júnior ikilisi, Benfica savunmasının arkasına sarkmak için uygun anı bekledi. Arda Güler, orta sahada yaratıcı bir istasyon görevi görerek takımının hücum geçişlerini organize etti. İlk yarının son anlarında Arda’nın kaleyi yokladığı şık plase vuruşunda, Benfica kalecisi Anatoliy Trubin devleşerek topun ağlara gitmesine engel oldu. Bu kurtarışla birlikte soyunma odasına golsüz eşitlikle gidildi ve ikinci yarı için heyecan doruğa ulaştı.
İkinci yarının başlamasıyla birlikte Real Madrid, oyunun kontrolünü tamamen eline aldı. 50. dakikada gelişen hızlı hücumda Mbappé, topu sol kanatta hareketlenen Vinícius Júnior ile buluşturdu. Brezilyalı yıldız, kendine has driplingiyle içeri kat edip uzak köşeye yaptığı kusursuz vuruşla takımını 1-0 öne geçirdi. Ancak bu golün ardından stadyumdaki atmosfer bir anda gerildi. Gol kutlaması sırasında yaşanan olaylar, maçın sportif yönünün önüne geçecek ciddi bir krize dönüştü.
Vinícius Júnior, Benfica’nın genç oyuncusu Gianluca Prestianni’nin kendisine yönelik ırkçı ifadeler kullandığını iddia ederek hakeme başvurdu. UEFA’nın ırkçılık karşıtı protokolleri anında devreye sokuldu ve karşılaşma yaklaşık on dakika boyunca durduruldu. Bu süreçte sahadaki gerilim yedek kulübelerine de sıçradı. İtirazlarını sürdüren Benfica Teknik Direktörü Jose Mourinho, hakem tarafından kırmızı kartla cezalandırılarak tribüne gönderildi. Oyun yeniden başladığında ise Real Madrid, yakaladığı avantajı korumak için daha kontrollü bir oyun sergilemeye başladı.
Maçın genel istatistiklerine bakıldığında Real Madrid’in topa sahip olma ve oyun kurulumu konularındaki üstünlüğü net bir şekilde görülmektedir. İspanyol temsilcisi, maçın büyük bölümünde oyunun temposunu belirleyen taraf oldu. Benfica ise hızlı hücumlar ve duran toplarla sonuç almaya çalışsa da Courtois engeline takıldı. Aşağıdaki tablo, iki takımın 90 dakika sonundaki performans verilerini karşılaştırmalı olarak sunmaktadır.
| İstatistik Kategorisi | Benfica Performansı | Real Madrid Performansı |
|---|---|---|
| Topla Oynama Oranı | %41.6 | %58.4 |
| Toplam Şut Sayısı | 10 | 16 |
| İsabetli Şut Sayısı | 3 | 7 |
| Köşe Vuruşu Kullanımı | 3 | 6 |
| Kaleci Kurtarışları | 6 | 3 |
| Faul Sayısı | 14 | 11 |
İstatistikler, Benfica kalecisi Trubin’in yaptığı 6 kurtarışla maçın farka gitmesini önleyen isimlerin başında geldiğini gösteriyor. Real Madrid ise daha az sayıda ama daha isabetli şutlarla kalede tehlike yaratarak aradığı golü bulmayı başardı. Disiplin yönünden ise her iki takıma da ikişer sarı kart çıkarken, Mourinho’nun gördüğü kırmızı kart maçın en çok tartışılan kararlarından biri oldu.
Milli yıldızımız Arda Güler, Jude Bellingham’ın yokluğunda bulduğu ilk 11 şansını oldukça verimli kullandı. Arbeloa’nın 4-4-2 sisteminde bağlantı oyuncusu olarak görev yapan Arda, maç boyunca %89.63’lük bir pas isabet oranı yakalayarak takımının hücum sürekliliğine büyük katkı sağladı. Genç oyuncunun özellikle dar alanlardaki becerisi ve oyun görüşü, Madrid orta sahasının Benfica baskısı altında nefes almasını sağladı. 72. dakikada Vinícius’a attığı kilit pas, maçın en estetik anlarından biri olarak kayda geçti.
Arda Güler’in bu sezonki genel performansı, onun artık Real Madrid rotasyonunun vazgeçilmez bir parçası olduğunu kanıtlıyor. Şampiyonlar Ligi’nde çıktığı 8 maçta ulaştığı asist sayısı ve oyun içi etkisi, teknik heyetin ona olan güvenini haklı çıkarıyor. Genç yaşına rağmen bu denli yüksek baskı altındaki maçlarda sorumluluk alması, sadece Türkiye’de değil İspanyol basınında da büyük takdir topluyor. Arda’nın sahadaki olgunluğu, Real Madrid’in gelecekteki orta saha yapılanması için de umut verici bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Lizbon’da alınan 1-0’lık galibiyet, Real Madrid’i çeyrek final kapısına bir adım daha yaklaştırdı. Ancak bu eşleşmenin henüz bitmediği bir gerçek. 25 Şubat 2026 tarihinde Madrid’de oynanacak rövanş mücadelesi, Benfica için bir “tamam mı devam mı” maçı niteliği taşıyacak. Portekiz ekibi, daha önceki karşılaşmalarda Real Madrid’i mağlup edebildiğini göstermiş bir takım olarak Bernabéu’ya umutlu gidecektir. Mourinho’nun cezası nedeniyle kulübede olamayacak olması Benfica için bir dezavantaj olsa da, takımın reaksiyon gösterme gücü küçümsenmemelidir.
Real Madrid tarafında ise sakatlığı bulunan Bellingham ve cezalı oyuncuların rövanş maçına yetişip yetişmeyeceği merak konusu. Ev sahibi avantajını kullanmak isteyen Madrid ekibi, taraftarının önünde işi şansa bırakmadan turu garantilemeyi hedefliyor. Vinícius Júnior’un moral durumu ve Arda Güler’in devam eden formu, rövanşın anahtarı olacaktır. Futbolseverler, 25 Şubat Çarşamba gecesi Avrupa’nın en prestijli turnuvasında bir başka destansı mücadeleye tanıklık etmeye hazırlanıyor. İlk maçtaki olayların ardından rövanşın çok daha gergin ve rekabetçi geçmesi bekleniyor.
Real Madrid, zorlu deplasmanlardan galibiyetle dönme alışkanlığını bir kez daha sergiledi. Lizbon’daki bu stratejik zafer, takımın Şampiyonlar Ligi tecrübesinin bir yansımasıdır.
Sonuç olarak, Benfica ile Real Madrid arasındaki bu ilk randevu, hem futbol kalitesiyle hem de saha dışı olaylarıyla tarihe geçti. Real Madrid, avantajlı skoru korumayı başararak Madrid’e mutlu döndü. Benfica ise kendi sahasında kaybettiği bu maçı unutmak ve Bernabéu’da bir mucize gerçekleştirmek için hazırlanacak. Arda Güler’in performansı ise Türkiye için gurur kaynağı olmaya devam ediyor.
Türk futbolunun son yıllarda Avrupa arenalarına ihraç ettiği en önemli yeteneklerden biri olan Ozan Kabak,…
Galatasaray, Avrupa kupalarındaki şanlı tarihine bir yenisini daha ekleyerek İtalyan futbolunun en önemli temsilcilerinden birini…
Dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri olan Kış Olimpiyatları, 2026 yılında İtalya'nın moda başkenti Milano…
Almanya'da hayatın durduğu o an yaklaşıyor. 28 Şubat 2026 Cumartesi akşamı, futbol dünyasının gözü kulağı…
Mikel Arteta yönetimindeki ekip, modern futbolun en etkileyici dönemlerinden birini yaşarken, önlerindeki en zorlu engellerden…
İtalya futbolunun en köklü ve en çok konuşulan rekabetlerinden biri olan Derby d'Italia, 14 Şubat…